Toprağın Sesi, Kadının Yükü

​O gün gelin gittiği köy, ona ne neşeyle ne de şefkatle kucak açtı. Sabahın köründe kalkan ilk o olurdu; soğuk suda elleri donana kadar çamaşır yıkar, tarlada ekin biçer, kaynanasının bir acı sözüne bile başını kaldırıp cevap veremezdi. Susmak, Anadolu kadınının tek zırhıydı. Ne kadar susarsa, o kadar "hanım", o kadar "edepli" sayılırdı. Acısını çığlıkla değil, ağıtla söylerdi; gözyaşını kimse görmesin diye tülbendinin ucuyla çaktırmadan silerdi.
Reklamlar